Ezinearticles.com ve meditasyon üzerine

March 16th, 2008

Biz insanlar herşeyi komplikeleştirmeyi seviyoruz. Bunu becerdikçe elimizdekilere daha fazla değer yükleyebildiğimizi düşünüyoruz belki de..?

Az önce aşağıdaki siteyle karşılaştım, hemen herşey üzerine yazılmış son derece açık, herkes tarafından anlaşılabilir  makaleler içeriyor. Bunlar dizin mantığında hiyerarşik olarak sunulmakta.

Son günlerde meditasyon teknikleri ve faydaları üzerine kafa yormuşluğum var ve bu sitede de meditasyon üzerine yazılmış önemli bir makaleyle karşılaştım. Onlarca yöntem, yüzlerce tekniğin ve varyasyonun olduğu yazılırken heryerde, bu yazıda meditasyonu denemenin en basit yollarından ve herkesin çok basit teknikler uygulayarak bundan fayda sağlayabileceğinden bahsediliyor.

bence de meditasyon insanın kendini dinlemesi ve kalbinin derinliklerindeki hislerin, isteklerin, eğilimlerin açığa çıkması yönünde başvurulabilecek önemli bir araç. Yazı aşağıda;

The Benefits of Meditation: Tips and Techniques

google sky web üzerinden yayında

March 16th, 2008

aylar önce google earth’ün bir özelliği olarak duyurulan ’sky’, artık http://sky.google.com adresinden erişilebilir ilginç bir servis haline getirildi.

google’ın ardı arkası kesilmeyen servislerine bir yenisini eklemesi, hem de bunu web üzerinden çalışan müthiş bir fonksiyonaliteyle yapabiliyor olması hemen google earth’ün web versiyonunun hazır olup olmadığıyla ilgili sorular oluşturdu kafamda. birkaç klikten sonra böyle birşeyin olmadığını gördüm tabi ama fazla uzun sürmeyeceğini şimdiden tahmin edebiliriz.

evrenin derinliklerini merak edenler için hoş bir eğlence, belki de kaynak olacak olacak ‘google sky’.

aç-kapa, artema. pardon YOUTUBE!

March 13th, 2008

yine kapandı youtube. her an kapanabileceği gerçeğiyle yaşıyordum ancak yine de içi titriyor insanın.

güneş balçıkla sıvanır mı? sözü tam da bu kararları alanlar için söylenmiş olabilir mi?

bir ulusun geleceğiyle, medeniyetiyle bir musluğu açıp kapama basitliğinde oynanabilir mi?..

istanbul’da skatepark… sadece bir hayal mi?

March 13th, 2008

yakınlarım benden duymaktan sıkıldı ancak ben anlatmaktan sıkılmadım…

skatepark, veya türkçe’deki adıyla ‘kaykay parkı’, insanların tüm günlerini geçirebilecekleri, spor yapıp eğlenebilecekleri, becerilerini geliştirebilecekleri, tüm bunlar olurken diğer yandan da çevredeki insanların hoş görüntüler izleyebilecekleri harikulade bir medeniyet simgesi.

beşiktaş barbaros meydanında kayanları hemen herkes bilir. benim de ordaki süper yetenekli çocuklarla kaymışlığım var. yerel yönetimlerin, belediyelerin duyarsız kaldığı bu harika çocuklar, yetkililerin dahi uğraşmaktan hoşlanmadığı tinercilere kaymayı öğretiyorlar, yeri geldiğinde karınlarını doyuruyorlar.

yerel yönetimler gençleri önemsemiyor ancak bu kadar düşük yatırımla elde edilebilecek böylesine önemli bir kazanç artık istanbul’un olmalı… öyle kıyı kenar semtlerde de değil, şehrin göbeğinde olmalı.

evet istanbul’da araziler pahalı, ancak camiler için de pahalı değil mi? lalelerle süslenmiş parklar, her mahalleye yapılan boy boy camiler için çok teşekkürler ancak artık yeter.

istanbul’un çok acil skatepark(lar)’a ihtiyacı var!

blogumun WAP ve mobil versiyonları online

March 9th, 2008

wap.PNG

wordpress benim için görkemli bir eğlence olmaya devam ediyor. iki basit plugin ile hem mobil cihazlar için optimize edilmiş versiyon, hem de wap.hakansuer.com için ayrı bir WAP arayüzü hazır, erişilebilir!

  • Wordpress Mobile Edition plugini blogumun mobil versiyonunu otomatik olarak hazırlıyor ve bloga erişim talebi eğer bir cep telefonu veya PDA’den geliyorsa plugin direkt devreye girerek mobil versiyonu görüntülüyor.
  • WP-WAP pluginiyse blogumun WAP versiyonunu http://www.hakansuer.com/wp-wap.php adresinden erişilebilir hale getiriyor. (wap.hakansuer.com dns kaydını herşeyiyle bedava bir platformdan yönlendirmeyi başabilecek miyim bilmiyorum…)

internet’in geleceğine yön veren uygulamalar

March 9th, 2008

web 2.0, diğer adıyla 2. kuşak internet biraz kafa karıştırıcı bir kavram olsa da hayatımızdaki yeri çok net aslında. interaktivitesi, katma değeri son derece yüksek; öyle ki artık masaüstü uygulamalarıyla boy ölçüşen seviyedelerde mevcut örnekler. facebook, wordpress, google reader, flickr, last.fm, vikipedia, youtube bunlardan birkaçı.

işte web’in bu en yetenekli uygulamalarının en iyilerini Webware 100 ödülleri belirleyecek. Finalistlere mutlaka göz atmanızı tavsiye ederim zira listedekilerden biri veya birkaçının hayatınızı değiştirebilir :).

tip (bahşiş) üzerine

March 6th, 2008

öğrendiğimde şaşırmıştım, tip - to insure promptiness demek aslında. yani eksiksiz bir servis alacağınızı garanti etmek anlamında gerçekleştirilen bir eylem bahşiş vermek. isim bu olduğuna göre demek ki hizmeti almadan önce verilmeli bahşiş ki servisi veren kişi kendisini en iyisini gerçekleştirmek zorunda hissetsin. oldukça mantıklı değil mi?

ancak artık işleyiş değişmiş; artık sadece filmlerden hatırlıyoruz mekana girer girmez garsonun cebine, eline para sıkıştırma hadisesini. zaman içerisinde peşinen değil, hizmetin alınmasının ardından not verir gibi bahşiş vermek usulden olmuş.

oysa ki yemeğin sonunda vereceğimiz yüzde onu işin en başında versek de, tüm geceyi bizden bahşiş alıp alamayacağıyla, alsa bile miktarıyla ilgili soru işaretleriyle geçiren suratsız garson etrafımızda pervane olan güleryüzlü bir adama dönüşse fena mı olur..!?

türk futbolu paranın gölgesinde oynanan tiyatrodan başka birşey değildir

March 2nd, 2008

beşiktaş bu akşam galatasaray’ı inönü stadında 1-0 yendi ve yeni superlig lideri oldu. malesef taraftarı olduğum bu takımın liderliğine sevinemiyorum…

beşiktaş, kadrosu, oyun mantalitesi ve futbolculardaki oynama isteği itibariyle son derece vasat bir takımken bu takımı ligin tepesinde görmek beni bir taraftar olarak mutlu etmekten öte ligimizin nasıl bu kadar kalitesizleşebildiğiyle düşünmeye itiyor.

uzun zamanda sonra tribündeydim. liverpool ve marsilya maçlarına kombinem olmasına rağmen gitmeyecek kadar uzaklaşmıştım türk futbolundan, beşiktaş klübünden, ve tabiki başkanından. 90′lı yılların, hatta çok az hatırlayabildiğim 80lerin futbolu, beşiktaşı öyle hisler bırakmıştı ki kalbimizde, ceplerimizde kombine, özgürle kazanda biralarımızı yudumlarken maça gitmeyip eve dönmeyi bile konuşabiliyorduk.

özgürü ikna edip insan seliyle birlikte stada ulaştığımızda hatta içeri girdiğimizde bile aynı hissiyatsızlıkdan dolayı her an çıkabileceğimizi konuştuk. fazla geçmeden stadın müthiş enerjisi bizi içine aldı. eski açıkta zorlukla merdivende maçı izleyebileceğimiz bir yer bulabildik.

ilk kez maça gitmişcesine heyecanla dolunca birden sahada sergeni, metini, noumayı, göreceğimi düşünmeye başladım. gs - bjk nın süper kalitesiz futbolu, bu yanılsamadan hızlıca kurtulmamı sağladı.

ayda 10larca hatta 100lerce bin YTL para kazanan bu insanların sportmenlikten bu kadar uzak hareket etmelerini gerçekten anlamak mümkün değil. zannediyorum artık değer olarak bu paraya karşılık birşey sunamadıklarını farketmeye başladılar ve bu inanılmaz ücretlerin altında eziliyorlar.

bjk maçı kazandı çünkü taraftarından utandı ve gs’dan biraz fazla istedi maçı kazanmayı. bu maçta da daha iyi anladım ki, futbol, artık paranın gölgesinde oynanan bir tiyatrodan başka birşeye benzemiyor!

b_44e425ed49355e0ae6ab7200f759b728.jpg    b_31cc294e300a6b66a72abfb2bc23fa76.jpg  b_e3fa255ce40550c3faa555505e87276c.jpg

Sağlıklı yemek yeme takıntısı

March 1st, 2008

sağlıklı yemek yeme takıntısı da artık bir hastalık olarak tanımlanmaya başlamış. bu hastalığa yakalanın kişileri aşağıdaki özelliklerinden tanıyabiliyor muşuz;

  • Günde 3 saten fazla zamanı, sağlıklı yiyecekleri düşünerek geçirir.
  • Marketlerde alacakları ürünlerin içeriklerini saatlerce inceler.
  • Günün menüsünü 1 gün önceden hazırlar.
  • Yediklerinin sağlıklı olması, onları memnun eder ancak yediklerinden zevk almazlar.
  • Sürekli yedikleri yiyeceklerin sayısına sınır getirirler.
  • Uyguladıkları diyeti dışarıda bulmak çoğu zaman zor olduğu için yaşam kalitelerinde ve sosyal ilişkilerinde azalma olur.
  • Kendileri gibi beslenmeyen kişileri sürekli olarak eleştirirler.
  • Diyetlerini uygulamadıklarında, kendilerini suçlu hissedip; mutsuz olurlar.
  • Kendileri için doğru olanı yediklerinde ise tüm kontrol kendilerindeymiş gibi hissederler.

http://www.menshealth.com.tr/MakaleDetay.aspx?MenuID=6&MakaleID=57

kolay ve sağlıklı beslenme için evde gereken malzemeler

March 1st, 2008

4 aydır spor yapıyorum. iyi bir performans için uyku düzeniyle birlikte beslenmeye çok dikkat etmek gerekiyor. yeterince kalori alıp, mümkün mertebe yağsız yemek, ve tabi bunu yaparken vücuda doğru içerikli besinleri vermek çok önemli.  diğer yandan sağlıklı besleneceğim derken lezzetsiz formüllere yönelmek bana göre değil kesinlikle.

Yoğun iş temposu ve zamansızlıktan yemek de yapamayınca çareyi aşağıdaki malzemeleri evden eksik etmemekte buldum. Böylelikle farklı kombinasyonlarla gayet keyifli öğünler yaratabiliyorum.

  •  Dilimlenmiş buğday ekmeği (istanbul halk ekmek favorim)
    • Ekmek kızarma makinesi eğlenceyi artırabiliyor
  • Light Süt (%50 yağlı iyidir; %0 içilecek gibi değil :)
  • Bal
  • Yumurta
  • Yoğurt
  • Zeytinyağı
  • Ligth Beyaz Peynir
  • Hindi Füme
  • Et Füme
  • Sebzeli tavuk jambon
  • Ton balığı (poşette, zeytinyağlı)
  • Elma (granny smith favorim), Muz, Mandalina
  • 3 çekirdekli Kuru Üzüm, Çiğ Fındık, Kuru Dut
  • Müsli Bar
  • Nesfit meyveli müsli
  • Yulaf
  • Tereyağı (dikkatli kullanılmak koşuluyla :)
  • her türlü salata

birkaç parça unutmuş olabilirim, eklenebilecekler için önerileri bekliyorum. burada bir miktar sebze eksik, onu da bir çalışan olarak dışarıda yediğim öğlen yemeğinde kapatmaya çalışıyorum. ayrıca lif ve multivitamin takviyesi de kullandığımı söylemeliyim.

Favorilerim, sabahları yumurta, süt, kızarmış ekmek ya da yulaf ve müsli karışımı üzerine süt ve bal. bol yoğurt oldukça doyurucu olabiliyor. kızarmış ekmek arası bal, beyaz peynir ve füme. ton balığı de haftada en az 2-3 gece yiyorum. (üzerine bol taze karabiber ;)